2016 ve Sonrası

Değerli okurlar, ülke olarak zor ama derslerle dolu bir yılı geride bıraktık. Not defterimize aldığımız notlar eşliğinde hepimiz 2016'ya dönüp planlar yapıyor hayaller kuruyoruz. İş dünyasının; istikrarlı bir ekonomik gidişat, yapısal reformlar, vergi yüklerinin hafiflemesi, desteklerin artması ve sonuç olarak sürdürülebilir bir finansal zenginlik ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşma beklentileri ön plana çıkıyor.

Yılın ilk iş gününde, iş dünyasının güncel sorunlarından bir kısmına değinmek ve 2016 yılından beklentilerimi çok kısa özetlemek istiyorum. Kocaeli'nde STK ve meslek örgütleri arasında üyeleriyle en sıkı ilişkiler geliştiren kurumlarda birisi de hiç şüphesiz KOTO. Çünkü biz üyelerimiz için bir katalizör - inhibütör vazifesi üstleniyoruz. Üyelerimizin sorunlarının yetkili mercilere taşınması ve kendilerini geliştirebilecekleri uygun ortamların oluşturulmasına çalışıyoruz. Bu kapsamda üyelerimizle gerçekleştirdiğimiz sohbetlerde en çok duyduğumuz cümle maalesef şu oluyor: "İş var, para yok".

Evet değerli okurlar, maalesef çok yüksek sesle dile getirilmiyor olsa da son dönemlerde iş dünyası derin bir finansal döngü kısırlığı içerisinde. Ekonominin çarkları bir şekilde dönüyor; ürün ve hizmet alım satımı gerçekleşiyor fakat ödemeler ve tahsilatlarda inanılmaz bir yavaşlama yaşanıyor.

Geçtiğimiz hafta açıklanan, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen, "Ekonomik güven endeksi" de yukarıda bahsettiğimiz durumun piyasanın beklentilerine sirayet ettiğini gösterir nitelikte. Endeks ilk defa geçtiğimiz ay bir önceki yılın rakamlarının üzerine çıkmıştı ama aralık ayında bir önceki aya göre %3,8 oranında azalarak 100,81 seviyesine geriledi.

 

 

 

Güven endekslerinin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimleri özetlediğini söylemiştik. Tüketicilerin ve üreticilerin/reel kesimin açıklanan güven endeksleri göz önünde bulundurulduğunda geleceğe bakışlarının pek iyimser olduğu söylenemez. 2015 Kasım ayına kadar bir önceki yılın altında seyreden fakat geçtiğimiz ay ortaya çıkan seçim sonucunun da etkisiyle ilk defa 2014 rakamlarının üzerine çıkan Tüketici Güven Endeksi aralık ayında 3.57 puan azalarak 73.58 seviyesine geriledi. TGE alt kalemlerindeki değişime bir önceki aya göre bakıldığında, gelecek 12 ay için işsiz sayısı beklentisinin (6.25 puan) ve genel ekonomik durum beklentisinin (5.99 puan) kötüleştiği, bu beklentilerin yanı sıra hanenin maddi durum beklentisinin de 2.47 puan azaldığı görülüyor.

Reel kesim/üretici güven endeksi de %1,3 oranında azaldı. Hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endeksleri Kasım ayına göre sırasıyla %1 ve 0,4 oranında düşerek aralık ayında 99,02 ve 104,93 değerlerine ulaştı. İnşaat sektörü güven endeksi ise %0,7 artarak 85,11 değerine yükseldi.

Bununla birlikte FED'in faiz artırımıyla birlikte Merkez Bankamız'ın da bir faiz artırımı politikası yürütmesi muhtemel. Asgari ücretin 1.300 TL'ye çekilmesiyle iş dünyasına getirilecek ekstra yükler ve küresel piyasaların etkisiyle piyasadan çekilecek para, yavaşlamış olan nakit akışı daha da azaltacağı kaçınılmaz bir gerçek.

Karamsar tablonun bir diğer ucunda da özel sektörün artan yurtdışı borçları var. 2015 yılı ekim sonu itibarıyla özel sektörün yurtdışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2014 yılsonuna göre %12,1 (yaklaşık 20,3 milyar dolar) artarak yaklaşık 188 milyar ABD dolarını buldu. Toplam kredi borcu ise yaklaşık 1,6 milyar ABD doları artarak 213,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. 2015 yılı Ekim sonu itibarıyla özel sektörün uzun vadeli borçlarının %46'sını oluşturan finansal olmayan kredi borcunun (bankalar gibi finans kurumları hariç şirketlerin borcu) %58,6'sı hizmetler, %41'i sanayi ve %0,5'i de tarım sektörüne ait.

Değerli okurlar kısaca özetlersek; piyasada nakit akış sorunu yaşanıyor, borçlu bir özel sektörümüz var. Küresel anlamda yaşanan gelişmeler bu sürece olumsuz katkı yapacak ve nihayetinde üreticilerin ve tüketicilerin geleceğe bakışı pek iyimser değil. İşte tam da bu noktada 64. Hükümet 2016 Yılı Eylem Planı kapsamında esnafımıza 30 bin TL faizsiz kredi desteğinin verileceğinin açıklanması endişelerimizi bir nebze hafifletti. Piyasaya girecek sıcak para yılın ilk yarısında gözle görülür bir canlanma yaratacaktır.

1.300 TL asgari ücretin getirdiği maddi külfeti devletin paylaşması da kısa vadede atılan olumlu bir adım fakat iş dünyasının uzun vadeli çözümlere ihtiyacı var.

Sonuç olarak 2016 yılı içinde daha rekabetçi bir iş dünyası oluşması için gerekli ortamın oluşturulması, tüketicilerin harcama eğiliminin artması için güven duyulan politikaların uygulanması, farklı finans kaynaklarının kullanımının kolaylaştırılması ve dünya ticaretinden aldığımız payın artırılması için kolaylaştırıcı politikaların üretilmesi, mevcut dar boğazdan çıkmamız için hükümetten adım atmasını beklediğimiz konuların başında geliyor. İş dünyası olarak 2016 yılından umutluyuz, 2017 ve sonrasından daha umutlu olmamız için 2016 içinde kalıcı çözümler üreten uzun vadeli politikaların uygulanmaya başlanmasını bekliyoruz.

 

 

Murat ÖZDAĞ, Özgür Kocaeli Gazetesi, 04.01.2016